Mutluluk Organı: Bağırsak!

Mutluluk Organı: Bağırsak!

Mutluluk Organı: Bağırsak! Kabızlığa Postmodern Yaklaşım

Psikolojik herhangi bir konu gündeme geldiğinde hemen artık hepimizin bildiği ilk adım: çocukluğa inmek.

Biz görüyor ve artırıyoruz; anne karnına doğru yolculuğa çıkıyoruz. En son söyleyeceğimizi en başta söylemekle başlayalım mesela. Anne karnındaki ceninin beyin ve bağırsak dokuları aynı kümeden oluşmaktadır. Bu akrabalık ileriki yıllarda sebebini bilemediğimiz mutsuzluk, huysuzluk, huzursuzluk vb. gibi bütün -sızlık, -suzluk ve -sizlik’lerin temel nedeni olup kendini de fark ettirmeden sessiz sedasız takılmaya devam edecektir.

Sindirim Problemleri ve Kabızlık

Sindirim problemleri yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen sağlık sorunlarındandır. Başı çekenler ise kabızlık, şişkinlik, reflü gibi şikâyetlerdir. Tabii bu kalabalık liste aşağıya doğru uzar gider.

Türkiye’mizde her on kişiden dördü kabızlık problemi yaşarken, her on iki kişiden biri de kronik kabızlıktan mustariptir.

Kabızlık ve Mutluluk

Kabız olup da mutlu olabilen var mı cidden?

Kabızlık probleminin başlıca nedenleri arasında: her işte olduğu gibi stres, hareketsiz yaşam, az su içmek, lif tüketmemek, aşırı çay ve kahve içmek, genetik faktörler, tuvalete gitmeyi ertelemek vb. yine uzun bir listenin akla ilk gelen maddeleri olarak sıralanabilir.

Doğru Teşhis ve Çözüm

Problemin nedeni doğru tahlil edildiğinde çözümü çok daha doğru ve etkili olacaktır. Ancak unutmamak gerekir ki sorunların çözümü bazen yeni sorunlara neden olabilmektedir. Günümüz modern tıbbındaki bazı ilaç bazlı tedavi seçenekleri sandığımızın aksine tedavi olmayıp, sorunu artık başkasının sorunu oluncaya dek ötelemektedir.

Bu ve bunun gibi nedenlerden ötürü, sorunlara farkındalık bilinci yüksek şekilde yaklaşım göstermek daha sağlıklı ve iyi hissetme halinin devamlılığına katkı sağlayacaktır. Sevgili Hipokrat bu günleri görmüş gibi “Önce zarar verme (primum non nocere)” sözünü söylemiş.

Geleneksel Çözümler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kabızlık sorunu yaşayan hemen herkesin başvurduğu geleneksel çözümler arasında kayısı yemek, sinameki çayı içmek veya laktüloz grubu bir takviye almak vb. çok bilinen yöntemler bulunurken, hangi yöntemin sorunu kaynağından çözerken zarar da vermediğini iyi bilmek gerekir. Ki bu saydığım yöntemler sorunu çözerken farklı sorunları meydana getirebilir. Örneğin; sinameki çayı içmek bağırsaktaki iyi bakterileri de yok edeceği için sorun bir sonraki sefere daha da büyümüş olarak karşımıza çıkacaktır. Sinameki içmeyin! Yine kayısı vb. kuru meyveler lif açısından iyi olmakla birlikte şeker içeriği de yüksek olduğundan dikkat etmekte fayda vardır. Öte yandan laktüloz içecekler bağırsağa titreşim vererek anlık boşalma ve rahatlama sağlamakla birlikte vücuda tuz yüklemekte ve yine anlık boşaltım dışında bağırsak sağlığında olumlu herhangi bir etkisi bulunmamaktadır.

Sağlıklı Yaşam İçin İpuçları

  • Bol su içmek
  • Hareketi artırmak
  • Lif içeriği yüksek beslenmek
  • Probiyotik ve prebiyotik tüketmek
  • Bağırsak sağlığına faydalı bitki çayları tüketmek
  • Kefir ve yoğurt tüketmek
  • Sebze ağırlıklı beslenmek

Prebiyotik vs. Probiyotik

Probiyotikler bağırsağımızda bulunan bakterilerdir.

Prebiyotikler ise bu bakterilerin yaşamını ve gelişimini destekleyen besin maddeleridir.

Bağırsağımızdaki iyi ve kötü bakteriler bulunmaktadır. Biz kötü beslenirsek (asit içeriği yüksek) bağırsağımızdaki pH yükselir, bu sebeple kötü bakteriler çoğalır, iyiler kaybederse biz de kaybederiz; sindirimimiz kötüleşir. İyi bakterilerin gelişmesi ve artması için bakterilerin sevdiği iyi besinleri tüketmemiz gerekir. Bizim iyi bakterilere ihtiyacımız var. İşbirliği teklifimizi şu şekilde yapabiliriz; sevdiği yiyecekleri sunarak. Yani prebiyotik liften zengin bir beslenme.

Sonuç Olarak

Prebiyotikler, probiyotiklerimizin besin kaynağı, yakıtı. İyi yakıttan iyi enerji üretiyorsak iyi besinden de iyi enerji üretiriz. Prebiyotik lifler sayesinde bağırsak pH’mız düşer ki bu iyi bir şeydir. Bu şu şekilde oluşur; probiyotikler iyi bir besin bulduklarında o besini tükettikten sonra ortama kısa zincirli yağ asitleri salarlar. Bu da bağırsak pH’sını ideal hale getirir. İyi bağırsak ortamı, iyi bakteriler doğurur. Öte yandan bağırsak floranız sağlıklı değilse iyi bakteriler olan probiyotikleri doğrudan tüketseniz bile yaşamları çok uzun olmayacaktır.

Baştaki konuya atıfta bulunmak gerekirse, sorunu çözmek için kök nedenini iyi teşhis edip ona uygun çözüm sunarsak probiyotiklerimiz mutlu, bağırsağımız mutlu, beynimiz mutlu, biz mutlu, herkes mutlu!

Mutluluk bu kadar kolay!

Etiketler: Blog
Mayıs 31, 2023
Listeye dön
cultureSettings.RegionId: 0 cultureSettings.LanguageCode: TR