Mayıs Çayı ve Önemi
Mayıs çayı, doğanın yenilenmesini simgeleyen ve özellikle çay severlerin çok değer verdiği bir içecektir. Mayıs ayı, çay hasatlarının başlangıcıdır ve bu süreç, doğanın canlanmasını ve taptaze bir başlangıcı simgeler.
Mayıs Ayının Doğayla Uyanışı
Mayıs ayında kör kuyruk yılanlarının, gözlerini açabilmek için rezene bitkisini aradığına dair bir efsane vardır. Bu hikâye, Mayıs ayının getirdiği yenilenmeyi simgeler. Çay severler için de Camellia Sinensis bitkisi yaşamın özüdür ve bu ay, çayın taze bir başlangıcını müjdeler.
Mayıs Tomurcuklarının Önemi
Yıl boyunca içtiğimiz çaylar 3-4 kez hasat edilir, ancak Mayıs tomurcuğu en değerli olanıdır. Kar erimeleri ve bahar tazeliğiyle zenginleşen Mayıs çayı, uzmanların kalbini kazanır. Lazika'da tüm çaylarımız bu ilk hasattan gelir, doğal ve temiz gıda anlayışını yansıtır.
Özgün Bir Türk Mirası
Türkiye, çay bitkilerinin kar yağışına dayanabildiği tek ülkedir. Bu, Türk çayının lezzetinde benzersiz bir özellik kazandırır. Bu doğal döngü, çay bitkisinin kışın yorgunluğundan arınmasını ve Mayıs ayında ilk hasat için hazır olmasını sağlar.
İnsan Dokunuşu
Çay toplama işlemi, hala insan emeğiyle yapılmaktadır ve bu iş, her bir kupada paylaşılan çaba ve niyetin sıcaklığını taşır. Belki de bu insan dokunuşu, çaya benzersiz bir lezzet katmaktadır.
Sonuç Olarak
Mayıs Çayı sadece bir içecek değildir; doğanın yeniden doğuşunu, onu toplayanların özverisini ve Türk çay kültürünün eşsiz özelliklerini yansıtır. Lazika olarak, bu hikâyeyi her yudumda size ulaştırmaktan gurur duyuyoruz.
Çay Toplama Sanatı: Bedensel ve Zihinsel Bir Terapinin Hikayesi
Çılgın tempoyla çay toplanılan, mayıs hasadı günlerinin ardından gelen bedensel yorgunluk öyle ilginçtir ki; bedensel anlamda yorsa da zihni dinlendiren bir terapidir. Araştırmalara göre; yeşile bakmak, konsantrasyon kabiliyetini geliştirip, algıları da keskinleştirirmiş.
Çay Toplama: Bir Kung Fu Dönüş Sanatı
Çay toplamak, kung fu dönüş sanatına benzetilebilir. Çay pek çok farklı yöntemle toplanabilir fakat işin asıl önemli kısmı; çay bitkisinin ucundaki minicik yaprakları toplamak ve büyük yığınlar oluşturmak. Bir kişi, iyi bir çay bahçesinde günde en fazla 30-35 kg 2.5 yaprak toplayabilir. Çayın bu zorlu süreçle toplanması, onun değerini artırır.
Çayın Ardındaki Emek
Ayşe, Fatma, Nermin ve ismini sayamayacağımız çay toplama işçilerinin el emeğiyle toplanan bu çay, büyük bir özveriyle elde edilir. Zorlu şartlarda toplanan bu çaylardan çıkan yeşil çay, en fazla 7-7,5 kg civarında olur. Emeğinize saygı göstermek, bu çayın değerini anlamaktır.
Çayın Zorlu Yolculuğu: Kaju ve Çay Benzerliği
Kaju da kuruyemişler arasında özel bir yere sahiptir. Saniyede mideye indirilen tek bir kaju tanesi, elmasından ayrılan sap kısmı gibi zahmetli bir süreçten geçer. Çay da tıpkı kaju gibi, doğa tarafından sunulur ve bizlerin doğru parçaları alması gerekir.
Çayın Sırrı: Doğru Yapraklar ve Doğru Zaman
Çay bitkisini bir istiridye olarak hayal edersek; 2,5 yaprak, istiridyenin inci gibi bir şeydir. Ancak bu doğru yapraklar doğru zamanda toplandığında ortaya mükemmel bir çay çıkar. Çaylarımız, doğru parçaların bir araya gelmesiyle oluşur. Bizim amacımız, her zaman en kaliteli yaprakları seçmektir.
Türk Çayı ve Lazika’nın Farkı
Türkiye'de klasik Türk çayı genellikle 2,5 yapraktan üretilmemektedir. Bunun en büyük nedeni ise çayın toplama zorluğudur. Bizim yeşil çayımız 2,5 yapraktan yapılır, ancak siyah çayımız makasla toplanır. Buradaki en önemli fark, doğru eleme işlemleri ile en iyi yaprakların seçilmesidir. Bu, Lazika'nın sırrıdır.